Sıhhat ve Afiyette Olasınız
Peygamberimizin şu hadis-i şerifini kimbilir kaç yüz defa okumuş ve duymuşsunuzdur. Bütün bu okuma ve duymaların sizde bir etki yapıp yapmadığını hele bir düşünün bakalım.Bir şey yok, değil mi? Şayet böyle ise kusura bakmayın ama bu halde olanlardan ne köy olur ne de kasaba.
Hadi önce hadis-i şerifi okuyalım:
“Beşi, beş şeyden önce ganimet bil:
1-İhtiyarlamadan önce zenginliğin,
2- Hastalanmadan önce sıhhatin,
3-Fakirleşmeden önce varlığın,
4-Meşguliyetten önce boş vaktinin,
5-Ölmeden önce hayatının kıymetini bil...”
Bu hadisten bir madde alalım ve onun üzerinde duralım.
Hastalanmadan önce sıhhatinin kıymetini bilen var mı? Her birerlerimize soruyorum: Hangimiz biliyoruz?
Zaten sağlığımızın kıymetini bilip bilmediğimizi hastahane kliniklerinde uzayan kuyruklar, kuyruk sırasına girebilmek için geceden koşturmalar gösteriyor.
Allah ve Rasulü’nün emirlerini tutmayanın hali işte böyle olur.
Sağlık, sağlıklı olanların başında bir taç’tır. Ama o taç’ı hastalardan başkası göremez.
Sağlık, farkında olunmayan bir nimettir. Kaybedince farkedilir. İnsan, gözüne para vermediği için gözünün, dişine ücret ödemediği için dişinin, dizine maaş vermediği için de dizinin kıymetini bilmez. Bilmeye başladığında da iş işten geçmiş olur.
Şu tespiti çok takdir ederim: Her hastalık önce ruhta başlar, sonra vücuda sirayet eder. Ağrı ve sızılar işte bu sirayetin feryadıdır, organların isyanıdır.
Beşerî sistemlerde her şey insanı hasta etmek üzere plânlanmıştır. “Batı medeniyeti” böyle bir sapıklığın ürünüdür. Sahtekârlık, sahteciliğin neticesidir. Yiyecekler, içecekler, giyecekler, tavırlar ve tarzlar hep sahteleşmiştir. Allah’ın yarattığı uzuvlar bu sahteliğe dayanamıyor ve isyan ediyor. İşte hastalık dediğimiz şey bedenin bu feryatlarıdır.
Batı ve Batıcılık ancak İslâm inancıyla devâ bulabilecek şeytani bir hastalıktır. Bu hastalığın sirayet ettiği mekânlarda ve toplumlarda akıl, can, din, nesil ve mal emniyetinden söz edilemez. Böyle toplumlarda her Müslüman her an için üç şeye hazır olmalıdır:
1-Hastahane,
2-Hapishane,
3-Kabristan.
Dolayısıyla evden ayrılırken herkesle vedalaşarak çıkmak lazım gelir.
Hepimiz sağlıklı yaşamak durumundayız. Sağlığı korumak ve sağlıklı kalmak için herkesin yapması gerekenleri şöyle sıralayabiliriz:
1- Samimi bir Müslüman olmak gerekir. Samimi Müslüman demek, Allah’ın emrettiği mânâda inanmak, inandığı esasları hayata geçirmek demektir.
2-Temizliğe dikkat etmek gerekir.
3-Namaz kılmak gerekir.
4-Oruç tutmak gerekir.
5-Üzüntüyü yok etmek gerekir.
6-Seyahat etmek gerekir.
7-Alışık olduğu şeyleri yemek gerekir.
8-Aç karna bal şerbeti içmek gerekir.
9-Sabah akşam 5’er gram çörek otu yemek gerekir.
10-Az yemek gerekir.
11- Üzüm ve hurma şerbeti içmek gerekir.
12-Güzel koku sürünmek gerekir.
13-Zeytin yağı sürünmek gerekir.
14-Göze sürme çekmek gerekir.
15-Helâl yoldan cinsi ilişkide bulunmak gerekir.
16-Hurma ile acuru birlikte yemek gerekir.
17-Karpuz ve kavunu hurma ile yemek gerekir.
18-Kuru üzüm hoşafı içmek gerekir.
19-Sabahleyin erkenden –seher vakti– kalkmak gerekir.
20-Günde en az 10 bin adım yürümek gerekir.
21-Kötü alışkanlıklara mübtelâ olmamak gerekir.
22-TV seyretmemek gerekir.
23-Her mevsim günde en az 2 litre su içmek gerekir.
24-Hazır yiyecekler yememek gerekir.
25-Mecbur kalmadıkça dışarıdan yememek gerekir.
26-Stresten uzak durmak gerekir.
27-Hergün aynı saatlerde yemek gerekir.
28-Komşuluk ilişkilerini sürdürmek gerekir.
29-Akrabalarla ilişkiyi sürdürmek gerekir.
30-Bolca sadaka vermek gerekir.
31-İnsanlardan tebessümü eksik etmemek gerekir.
32-Misafirsizliğe maruz kalmamak gerekir.
33-İnsanın kendisiyle kavgalı olmaması gerekir.
34-Yaratılanı Yaratandan dolayı hoş görmek gerekir.
35- Tanıdık-tanımadık herkese selâm vermek gerekir.
36-Dünyaperest olmamak gerekir.
Gerektiği gibi yaşamaya var mısınız?

Vücudun ihtiyacı olan vitaminleri, meyve ve sebzeden almak mümkün. Portakaldaki C vitamini, gribe karşı haplardan daha iyi koruma sağlıyor.
Su içmenin faydalarını bilmeyen yoktur. Peki su içmekten daha faydalı bir şey yok mu? Var! Sıcak su içmek...
SÜT VE ÜRÜNLERİ
Bilindiği gibi üretim süreci içinde bazı maddeler gıdaların yapısına istenen işlevsel özellikleri kazandırmak amacıyla katılırlar. Bunlardan bazıları o gıdanın doğal bileşiminde bulunabilir. Ancak herhangi bir madde işlenmiş gıdada belli bir amaca yönelik kullanıldığında genellikle "Gıda Katkı Maddesi" adını alır. Bilindiği gibi her gıdanın kendine özgü, karakteristik bir kompozisyonu bulunmaktadır. Doğal çeşitlenmeden ötürü bir gıdanın bileşiminde bulunan öğeler her zaman aynı miktar ve kalitede değildir. Bu nedenle de gıdaların üretiminde bazı katkı maddeleri zorunlu olarak eklenerek kalitede standardizasyon sağlanmaktadır.
Kirazın sadece meyve olarak değil kökleri, kerestesi, kabukları, zamkı, yaprak ve çiçekleri, çekirdeği ve meyve sapları ile çok yönlü bir bitki olduğu belirtildi. Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Turan Karadeniz, kirazın stresi yok ettiğini, menopoz döneminde faydalı olduğunu söyledi.
Karpuzun içeriğinde bol miktarda bulunan laykopen maddesi, vücudu kansere karşı koruyor. Laykopen maddesinin kansere karşı koruyuculuğu A vitamininden 2 kat, E vitamininden 10 kat daha fazla.
Tükenmişlik sendromu, stres altındaki kişinin yorgunluk, hayal kırıklığı ve işi bırakma isteği ile karakterize durumunu tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Kişisel kaynakların sona dayandığı, sürekli ümitsizlik ve negativizmin baskın olduğu enerjinin tükenişi durumunu ifade eder. Tükenmişlik hissi yaşamın değişik evrelerinde ortaya çıkabilir.
Kanserde erken tanının önemini artık hepimiz biliyoruz. Hastalığın tanısının konmasının uzaması ile kaybedilen zaman, bazen bireyin sağlığını tehdit edecek boyutta olabiliyor. Aşağıda hangi belirtiler görüldüğünde kanserden şüphelenilmesi gerektiği hakkında bilgi bulacaksınız:
Burun kanaması deyip geçmeyin. Burun kanamaları çoğunlukla can sıkıcıdır, bazen korkutucu ve yaşamı tehdit edici bile olabilir.
Dişlerde hassasiyet ne demektir?
Beslenme diş sağlığı ve güzelliği ile doğrudan ilişkilidir. Bunun nedeni hem beslenmenin ağız ve diş yoluyla yapılması, hem de beslenme sayesinde hücre dokularının sağlıklı olmasına neden olan besinlerin alınmasıdır.
Bazen baktığınız yerde küçük tanecikler veya bulutcuklar görürsünüz. Bunlara uçuşmalar denir. Uçuşmaları özellikle gökyüzüne baktığınızda veya düz bir zemine baktığınızda daha fazla farkedersiniz. Bu uçuşan noktalar genellikle, gözün içindeki jel kıvamındaki yapı olan vitreus un içindeki küçük yumaklaşmalardan oluşmaktadır. Bu yumaklaşmaların görme zarı (retina) üzerinde oluşturduğu gölgeleri algılamaktasınız. Bunların küçük noktalar, halkalar, çizgiler veya bulutlar gibi şekilleri olabilmektedir.
İnsan gözü 400 nm ile 760 nm arasında dalga boylarına sahip ışıkları görür. Dalga boyu küçüldükçe mavimsi, dalga boyu büyüdükçe kırmızımsı renkler görülür. 760 nm nin üzerinde infrared, 400 nm altında ise ultraviole (UV) yani mor ötesi radyasyon başlar. UV radyasyon güneş ışınlarının %5 ini oluşturmasına rağmen çok tehlikelidir.
Kadın vücudu gebelik sırasında diğer zamanlardan daha fazla bakım ister. Bu dönemde bedeninize gösterdiğiniz ilgi hem sağlıklı bir hamilelik dönemi geçirmenizi hem de doğum sonrasında vücudunuzun eski haline kolayca dönmesini sağlar. Bu yüzden hamilelik döneminde vücut temizliğinize ve bakımınıza gerekli ilgiyi göstermelisiniz.
Hamilelik döneminde vücuttaki hormonlarda görülen değişiklikler, dişetlerinde iltihap oluşmasına ve dişlerin çabuk çürümesine uygun bir ortam oluşturur.
Türkiye’de diş hekimine gitme sıklığı oldukça az
Yaz aylarında tüketilen gıdalar hem yazı daha sağlıklı geçirmek hem de ideal kiloyu korumak açısından önemlidir. Ayrıca yaz aylarında tükettiğimiz meyve-sebzeler başta kanser, kalp ve sindirim sistemi hastalıklarının önlenmesinde, kan şekerinin düzenlenmesinde, kabızlığın engellenmesinde önemli rol oynamaktadır.
Gıda zehirlenmeleri, bir mikroorganizma veya toksin ile bulaşmış besinin tüketiminin ardından ishal, bulantı, kusma, karın ağrıları, karında kramplar gibi sindirim sistemini ilgilendiren bulgular ile ortaya çıkıyor. Yiyecek ve içeceklerin saklama, hazırlama ve sunulma aşamalarında uygun sağlık şartlarının olmaması, besin zehirlenmelerinin yaşanmasında önemli faktörleri oluşturuyor.
Gelişmiş bölgelerden gelişmekte olan bölgelere seyahat eden insanlarda görülen ishal birçok insanı etkilemektedir. Farklı bölgelere seyahat eden insanların yüzde 30-40'ında ishal görülmekte bunların yüzde 90'ı hafif seyirli ve kendiliğinden iyileşirken yüzde 5-10'unda da dizanteriform ishal gelişmektedir. Ayrıca turistlerin yüzde 1-2'sinde 1 aydan fazla süren inatçı ishal oluşmaktadır. Az sayıda olguda da 6 aydan fazla süren olabilir ve kronik bir hastalık başlayabilir. Turist ishalinin gelişme riski kişinin bedensel duyarlılığına, yeme alışkanlığına yolculuk süresine daha da önemlisi gideceği yere göre değişebilmektedir. Turist ishalinden korunmada ilk basamak gıda alımında seçici davranma ile olur. Yerel sular kaynatılmadan içilmemelidir. Şişelenmiş su ve karbonatlı içeceklerin içilmesi daha emindir. Çiğ ya da az pişirilmiş et, deniz ürünleri, süt ürünleri, pişirilmemiş ya da kabuğu soyulamayan sebze ve meyveyi yemekten kaçınılmalıdır.
Dört temel besin grubundan biri olan tahıllar, vücudun enerji ihtiyacının büyük çoğunluğunu karşılaması nedeniyle beslenmemizde önemli bir yere sahiptir. Önemli olan bu besin grubu içerisinde doğru seçimler yapmak, büyük ölçüde karmaşık karbonhidratları tercih etmektir. Bu gruptan yiyecek seçimi yaparken, kalorisi azaltılmış ve B grubu vitamin içeren diyet ürünler de tercih edilebilir, ancak bu ürünler kalorisiz olarak düşünülüp aşırı miktarlarda tüketilmemelidir.
Beslenme yoluyla dışarıdan aldığımız karbonhidrat, yağ ve proteinler, beden şehrinde işletilen fabrikaların çalışması için gereklidir. Biyolojik fabrikalardaki kimyevî hâdiselerin sağlıklı şekilde gerçekleştirilmesinde, suya, çeşitli vitamin ve elementlere önemli vazifeler yüklendiğinden bunların dışarıdan düzenli şekilde alınmasına ihtiyaç vardır. Bu maddelerin bağırsaklarımızdan kana geçmesi için gerekli biyo-fiziko-kimyevî mekânizmalar da bağırsaklarımıza yerleştirilmiştir. Meselâ, besin maddelerinin tamamının israf edilmeden kana geçmesi için, bağırsaklarımız mükemmel bir mimaride yaratılmıştır. Emilim yüzeyinin artırılması için bağırsakların içinde bağırsak boşluğuna doğru yaklaşık bir cm uzanan Kerkring isimli kıvrımlar inşa edilmiştir. Ayrıca bu kıvrımların üzerine bir mm uzunluğunda eldiven parmağı şeklinde birbirlerine bitişik dizilmiş ve yüzeyi bağırsak epitelyum hücreleri ile döşeli villus adı verilen uzantılar yerleştirilmiştir. Her bir epitelyum hücresinin bağırsağa bakan tarafı yaklaşık 200 adet mikrovillus adı verilen ince uzantılarla süslenmiştir.
Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, birçok hastalığa şifa olan ayvanın kalp, akciğer, boğaz, mide, göz, bağırsak ve ağız rahatsızlıklarının tedavisinde faydalı olduğunu söyledi.
Uzmanlara göre normal durumlarda insanlarda vitamin-mineral eksikliği olmuyor. Savaş, kıtlık gibi olağanüstü durumlar dışında... Ülkemizde ise besin destek ürünleri olarak satılan bu haplar "ben kullandım çok iyi geldi, sen de kullanmalısın" tavsiyeleri çoktan doktor kontrollerinin önüne geçti. Oysa kontrolsüz kullanılan bu tür ilaçlar ciddi sorunlara yol açabiliyor. Son yıllarda hemen herkes besin destek ürünleri, besin takviyeleri ile vitamin-mineral haplarını konuşuyor. Bu ilaçların kullanımı giderek artıyor; üstelik bir iki tane değil, günde beşin üzerinde ilaç alanlar var. Komşudan komşuya “Ben kullandım çok iyi geldi, mutlaka sen de kullanmalısın” tavsiyeleri doktor kontrollerinin önüne geçti. Ama bunun ne kadar sakıncalı olduğunu, yapılan araştırmalar ortaya çıkardı. Bu destek haplarının kontrolsüz kullanımı kişilerde ciddi rahatsızlıklar da meydana getirmeye başladı. Mesela A vitamini içeren hapların gereksiz ve fazla kullanımının karaciğer hastalıklarına, kalsiyum haplarının fazla kullanımının da prostat kanserine davetiye çıkardığını uzmanlar onaylıyor.
İngiltere de Reading Üniversitesi nden bir grup bilim adamı tarafından yapılan araştırmanın sonuçları, deodorantların meme kanserlerine yol açabileceğini ortaya koydu.
Kilosu fazla olan meme kanseri hastalarının, hastalığı normal kilolulara göre daha ağır geçirdiği belirlendi.
Sakın moral vereyim derken bu hatalara düşmeyin
Akciğer kanserinin en önemli nedeni sigaradır. Bunu radon ve asbest (amyant) izler. Ancak, sigara, radon ve asbestten başka da kanser riskini artıran pek çok faktör vardır. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, akciğer kanserine neden olan etkenleri anlattı.
Günlük yoğunluk ve strese bağlı kas ağrılarından birkaç dakikalık egzersizle kurtulabilirsiniz. Her tür ortamda yapabileceğiniz bu egzersizler günlerinizin daha verimli geçmesinde size destek olabilir.
Yüzyıllardır insanlar tarafından doğal olarak üretilen ve dedelerimizin vazgeçilmez besinlerinden olan tereyağının kullanımı son 50 yılda ö